İLETİŞİM VE SOSYAL MEDYA
HESAPLARI

okumapusulasi@gmail.com

Bir Sorum Var

Şaban Ayı Önemi

*Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s)`ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: “Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim”.
 
(Tecrid-i Sarıh, VI, 295)
 
*“Allah Teâlâ, Şabanın on beşinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar”
 
(Sünen, İkâmetü’s-Salât, 191)
 
*Üsame bin Zeyd sormuş: – Ya Resûlallah! Hiç bir ayda Şaban ayında tuttuğunuz oruç kadar (nafile) bir oruç tutmuyorsunuz, neden? Efendimiz cevap vermişler: – Bu ay, Recep ayı ile Ramazan ayı arasındaki Şaban ayıdır. İnsanların ehemmiyetini anlayamadığı bir aydır. Ki o ayda ameller (ibadetler) âlemlerin Rabbine, kâinatın Yaratıcısına kaldırılır, arz olunur. Ben istiyorum ki benim amelim, ibadetim ben oruçlu iken Cenab-ı Hakk’a arz olunsun.
 
( Ahmet b.Hanbel, V/201; Nesaî, Sıyam, 70).

Şaban Ayı ve Berat Kandili

Berat Kandili Önemi

*“Berat, beraet” kelimesi “el-berâe” kelimesinin Türkçe’deki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir. “Berâet” iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü’minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.
*Yıllık bir program çerçevesinde yürütülen ticari faaliyetler, yıl sonunda o program esaslarına göre kontrol ve teftiş edilir, kâr zarar hesapları yapılır. Kesin hesabın tespitinden sonra da gelecek yılın programı hazırlanarak son şeklini alır. Her yıl tekrar edilen bu kontrol ve tespit işlemleri sayesinde, ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur. Bu misalin ışığında manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım. Dünya, âhiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeri olduğuna göre, o ticaretle ilgili faaliyetlerin de yıllık muhasebesinin yapılması gayet tabiidir. İşte bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. Berat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesi’yle biten devreye rastlar. Duhan sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Berat Gecesi’nden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle: “O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur.”
* “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!”
(Sünen, İkâmetü’s-Salât, 191).
*Aişe validemiz (r.a) der ki: Resûlullah (asm) kalktı, geceleyin namaza durdu, nihayet secdeye vardı. Secdesini o kadar uzattı ki ben ruhunun kabzedildiği (yani vefat ettiği) kanaatine vardım. Kalktım, yanına vardım. Parmağına dokunuverdim, canlı olduğunu görünce geri döndüm. O esnada secdede bulunan Resûlüllah (asm) sızlanıyor, yalvarıyor ve şöyle diyordu; – Allah’ım! Azabından affına sığınıyorum, gazabından rızana sığınıyorum, Senden yine Sana sığınıyorum. Seni, ben, Senin kendini övdüğün gibi asla övemem, Seni, sen ancak övebilirsin, Zât’ına layık övgüyü ancak sen yaparsın Allah’ım! Resûlüllah başını secdeden kaldırdı, namazını tamamladı ve dedi ki: – Ey Aişe! Biliyor musun bu gece hangi gece?
Allah ve Resulü daha iyi bilir dedim.
-Bu gece dedi, Şaban’ın yarısı yani on beşinci gecesidir. Allah bu gece kullarına ve kullarının fiil ve davranışlarına bakar, bağışlanmak isteyenleri bağışlar, merhamet dileyenlere merhamet eder. Kin, hased ve kötü amel sahiplerini tövbe etmezlerse rahmetsiz, mağfıretsiz olarak olduğu gibi bırakır.”
( Et-Terğîb ve’t-Terhib, II/119).

Berat Kandili Duası